top of page

Biyofili ve Yaşam Sevgisi

Güncelleme tarihi: 5 Haz 2023

İnsan-doğa etkileşimi, insanoğlunun biyolojik varoluşuyla ortaya çıkan insan ve onların doğal çevresi arasındaki birbirine bağlılık ve insanların doğada yaşam ve yaşam benzeri süreçlerle yaşadığı derin yakınlığı özetleyen bir konudur (Wilson 1984). Biyolog Edward O. Wilson, “Yaşamın sevgisi” olarak tanımladığı biyofili hipotezinde, insanların “doğanın şekillerine, süreçlerine ve örüntülerine halen güçlü tepki verdiklerini öngörmektedir (Wilson 1984).


Bir başka deyişler biyofili, insanların fiziksel, zihinsel sağlığı ve refahının doğaya bağlı olma eğilimi olarak tanımlanabilir (Wilson 1986, Kellert ve Wilson 1993, Kellert 1997, 2012). İnsan yapımı çevrelerde, sağlıklı ve huzurlu bir mekan yaratılırken, doğal mekanların referans alınmasının temelini açıklar.


Nörobilim, çevresel psikoloji ve endokrinolojiye dayanan biyofilik tasarım, doğanın unsurlarını iç mekan, mimari ve şehirciliğe kadar tüm insan yapımı çevrelere uygulanabilir öneriler sunar. Biyofilik tasarım stresi azaltabilir, yaratıcılığı ve düşüncenin netliğini artırabilir, sağlığımızı iyileştirebilir ve iyileşmeyi hızlandırabilir; dünya nüfusu kentleşmeye devam ettikçe bu nitelikler her zamankinden daha önemli hale geliyor.


Biyofilik tasarımın amacı, olumlu duygusal deneyimler (zevk, tatmin, ilgi, hayranlık ve merak) ile dolu mekânlar yaratmaktır. Bu deneyimler, mekana bağlılık duygusunun gelişmesine ve mekanı anlamlı kılmaya yardımcı olur. İnsan-mekan arasındaki bu olumlu etkileşime bağlı olarak, biyofilik tasarım yaklaşımı ile iyi ve zinde hissettiren mekanlar yaratılabilir.


Therapinterior olarak, projelerimizde biyofilik tasarım uygulama prensiplerini göz önünde bulundurarak, beş duyuya hitap eden ve yalnızca trendlere göre değil, hislere odaklanan bir anlayışla tasarım yapıyoruz. Detaylı bilgi için tıklayın.



Biyofilik Tasarımı Evinize Nasıl Dahil Edebilirsiniz?


Gelin birlikte biyofilik bir mekan yaratabilmek için temel adımları inceleyelim.


Her alan, tüm ilkeleri içerecek şekilde tasarlanamaz, ancak birkaç Biyofilik tasarım öğesi bile, bir iç mekanın refahını artırmaya yetecektir.



  • Manzara ve Yönelim

Bahçe veya deniz manzaralı bir pencere, saksı bitkileri, avlu bahçeleri, yeşil duvarlar ve yeşil çatılar gibi doğa unsurları ile mekanda doğal bir manzara yaratmak, mekanın biyofilik etkisini güçlendirecektir.

İç mekan yerleşiminde doğal manzarayı algılamaya yönelik olarak tasarlanarak, manzaranın şifalandırıcı etkisinden yararlanılabilir.

  • Doğal Havalandırma

Doğal bir mekanın, temiz ve taze havası ruh halimizi, odaklanmamızı fizik bedenimizi etkileyen en önemli unsurlardandır. Yapay bir çevrede doğal mekanın sunduğu iklimlendirmeyi hissedebilmek çoğu zaman imkansız. Bunun için, mekanınızda havalandırma sistemi olsun ya da olmasın, elinizden geldiğince mekanı sık sık havalandırın, Nem seviyelerini mutlaka kontrol edin.

  • Doğal Işığı mekana katın

Gün ışığının bedene sayısız faydası vardır. Güneş ışığının mekana girmesini engelleyen herhangi bir mobilya, panjur, perde veya her şeyden kurtularak evinizdeki doğal ışığı en verimli şekilde kullanın.

  • Doğayı içeri taşıyın

İnsan-doğa etkileşiminin faydalarını savunurken, bitkileri kullanmanın öneminden bahsetmeden olmaz. Ayrıca Kromoterapiye göre, Yeşil, enerjinizi geri kazandıran ve zihninizi temizlemeye yardımcı olan en rahatlatıcı renklerden biridir.

Uygun ısı ve iklime göre mekanınıza hakim tasarım stilinize eşlik edecek bitkileri yerleştirmekten çekinmeyin.


  • Doğal Malzemeleri kullanın

Bambu, mantar, geri dönüştürülmüş ahşap, taş ve rattan gibi mümkün olduğunca doğal malzemelere yer vererek mekanınızdaki doğal etkiyi artırabilirsiniz.


Biyofilik tasarım Sürdürülebilirlik konusunda çok önemli bir role sahiptir. Bunun için ek olarak, organik pamuk, Jüt, Keçe, koyun yünü, geri dönüştürülmüş çelik, bitkisel bazlı köpük gibi çevre dostu ve sürdürülebilirliğe katkı sağlayan malzemelerden yararlanabilirsiniz.

  • Suyun Terapötik Etkisi

Suyun biyofilik tasarım öğesi olarak kullanımı; stres, düşük kalp atım hızı ve kan basıncı, huzur hissi, olumlu duygusal yanıt, iyileştirilmiş konsantrasyon ve algı ve hafıza restorasyonu dahil olmak üzere suya erişim ile ilgili sağlık ve iyi hissetme haline yararları konusundaki araştırmalardan geliştirilmiştir. Araştırmalarda genel olarak üzerinde durulan, bir temiz su deneyiminin, fiziksel ve zihinsel sağlık için çok olumlu etkisi olduğu yönündedir (Ryan 2016).


Feng shui, Zen ve Vastu Shastra öğretilerinde elementlerin dengesi bir mekanın doğru enerjiyi yansıtması için temel konulardandır. Suyun bu harika enerjisinden yararlanmak için, dekoratif bir su öğesine yer verebilir, ya da en azından ara ara su sesi olan meditatif müzikler açabilirsiniz.

  • Ateşin Güçlü Enerjisi

Ateş deneyimi hem rahatlık hem de endişe kaynağı olabilmekle birlikte dikkati üzerine çekerek bir nevi meditasyon sağlamaktadır. İnsanları çevresine toplayarak sosyalleşmeye katkıda bulunmaktadır (Kellert 2005)

İç mekanda çoğunlukla dekoratif amaçlı şöminelerde yer verilmektedir. Bu şekilde kullanımı dahi, ateşin görünümü, sesi ve kokusunu hissedebilmek adına yeterli olacaktır.

  • Doğadan esinlenen formlar

Doğanın formları düz çizgi halinde ya da düz değildir. Desenler ve formlar yapılı çevrede tasarım için sürekli olarak doğanın ilham kaynakları ve organik tasarımı anlamanın anahtarı olarak tanımlanmaktadır. Yüzyıllar boyunca organik bir dünyada evrimleşen bugünkü insan; köşeli yapılarda kendini yabani hissetmektedir. Bunun en iyi örneği , sert köşeli bir masanın yuvarlatılmış köşeli masaya göre insanın duygularını negatif yönde etkilediği yönündedir. (Day 2004).

  • Doğayı Yansıtan Renklerden Çekinmeyin

Doğa, her mevsim farklı bir temayla son derece zengin ve ihtişamlı renkler sunar. Doğada karşımıza çıkan tüm renkler ruh halimizi doğrudan etkiler. Tıpkı doğal formların olumlu etkisi gibi doğal tonları da mekana katarak, biyofilik bir mekan yaratabilirsiniz.


Yararlanılan Kaynaklar:

  1. Wilson, E. O. (1984). Biophilia. Massachusetts.

  2. Kellert, S. R. (1993). The biological basis for human values of nature. The biophilia hypothesis.

  3. Kellert, S., .(2005). Building for Life. Washington: Island Press.

  4. Kellert, S. R., Heerwagen, J., & Mador, M. (2011). Biophilic design: the theory, science and practice of bringing buildings to life. John Wiley & Sons.

  5. Ryan, C.,2016, Water for Wellbeing: Perspectives on Design Challenges [online], Terrapin, https://www.terrapinbrightgreen.com/blog/2016/06/water-wellbeing/ [erişim tarihi 14 Aralık 2018].



Bu yazı size yararlı oldu mu? Daha fazla bilgi almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz;



Daha fazla bilgi ve güncel paylaşımlar için Therapinterior instagram sayfası nı takip edin!


Bizim önerilerimizle tasarladığınız mekanları @therapinterior tagini kullanarak bize bildirin görmekten ve paylaşmaktan mutluluk duyarız!





Bunlar da ilginizi çekebilir;


bottom of page